10. Hukuk Dairesi 2024/6238 E. , 2025/4567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı işyerinde işçi olarak çalışırken 04.08.2007 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kaza sonucu sol elinin orta parmağının koptuğunu, işyerinde iş güvenliği eğitimi verilmediğini, işveren tarafından iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığını, makinalara ilişkin tedbirlerin alınmadığını, işverenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve her türlü dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 20.000,00 TL maddi tazminatın, 120.000,00 TL manevi tazminatın, yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirkette 02.03.2007 tarihinden bu yana bakım onarım personeli olarak çalıştığını, film takmak için shrink makinesinin içine girdiğini, bu esnada makinenin otomatik olarak çalışmaya başlayarak davacının yaralanmasına sebep olduğunu, makinenin otomatik olarak çalıştığını bilmesine ve başına gelecekleri öngörebilecek durumda olmasına rağmen sistemi kapatmadan makinenin içine girmesinin davacının ağır kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle "...Mahkememiz tarafından iş güvenliği uzmanı heyetinden alınan 03.08.2021 tarihli raporda, olayın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesine göre iş kazası olduğu, meydana gelen iş kazasının, alınacak tedbirler ile önlenebilir nitelikte bir kaza olduğu, davalı işveren ...İçecek San. ve Tic. A.Ş.'nin olayda % 80 (yüzde seksen) oranında kusuru olduğu, kazazede işçi ...'ın olayda % 20 (yüzde yirmi) oranında kusuru olduğu alınan kusur raporuna itibar edilerek karar verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Kurum Sağlık Kurulu Raporu ile kazazedenin sürekli iş göremezlik derecesinin % 14,1 olarak tespit edildiği ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği anlaşılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı müfettişi tarafından 17/12/2018 tarihli .../14/İR/13 no.lu inceleme raporunda olayın iş kazası olduğu, davalı işveren ...İçecek San. ve Tic. A.Ş.'nin olayda % 80 (yüzde seksen) oranında kusuru olduğu, kazazede işçi ...'ın olayda % 20 (yüzde yirmi) oranında kusuru olduğunun belirtildiği. Adli Tıp Kurumunun 3.İhtisas Kurulunun 27.04.2020 tarih ve 5826 karar sayılı raporunda davacının E cetveline göre %11,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumunun 2. Üst Kurulunun 24.12.2020 tarih ve 2359 karar sayılı raporunda davacının E cetveline göre %11,3 oranında meslekte kazanma gücünde kaybetmiş sayılacağının belirlendiği anlaşılmıştır. Dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 01.05.2023 tarihli düzenlenen raporda davacı taraf imzalı ücret bordroları esas alınarak alternatif -1 de yapılan hesaplamanın dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olduğu anlaşılmakla rapora itibar edilerek karar verildiği..." gerekçesiyle; "-Davanın kısmen kabulü ile -526.123,93 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte -50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; -Müvekkili için belirlenen %20 kusur oranının oldukça yüksek olduğunu, -Müvekkili içi belirlenen maluliyet oranının da oldukça düşük olduğunu, -Maddi tazminat yönünden bilirkişi raporunda hesaplanan 1. alternatif dikkate alınarak hüküm tesis edildiğini, -Davacının kazancı bakımından bilinmeyen dönem hesabı yapılırken 2. alternatif olarak belirlenen hesaplama maddi tazminat hesaplama ilkelerine daha uygun olan hesaplama olduğunu, -Fiziken ve ruhen son derece etkilendiği iş kazası neticesinde büyük oranda maluliyet yaşandığını, -Davacının parmaklarının kopması sonucunda günlük hayatında dahi birçok problemle karşılaştığını, -Mahkeme kararının kaldırılması talepleri doğrultusunda yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. 2-Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; -Davacının %20 davalı şirketinse %80 oranında kusurlu olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna uygun olarak hüküm kurulmasına yönelik itirazlarının bulunduğunu, -Maddi tazminata yönelik itirazlarının bulunduğunu, -Davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik itirazlarının bulunduğunu, -Mahkeme kararının somut ve gerekçelendirilmesi gerektiğini, -Mahkeme tarafından yazılan gerekçeli kararın yalnızca yargılama esnasında hatalı ve eksik değerlendirmeye dayalı olarak bilirkişi raporuna uygun olarak verildiğini, -Mahkemenin yeniden yargılamayı gerektirdiği kanaatinde olması halinde kararın kaldırılarak yerel mahkemeye iadesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa verilmesine karar verilmesini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A)Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı için 120.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne veya reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince Mahkemece hükme esas alınan 01.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda 2 seçenekli hesaplamaya göre b seçeneği üzerinden maddi tazminat talebini 563.105,36 TL'ye arttırdığı, İlk Derece Mahkemesince a seçeneğinin esas alınması suretiyle davacı lehine 526.123,93 TL maddi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. C)Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6a8b640343d365f1 def5fa01157c2436