10. Hukuk Dairesi 2024/2987 E. , 2025/11194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/232 E., 2023/178 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin harita üzerine çalıştığını resmi kurumlardan ihale ile iş aldığını, bu aldığı işlerden iki tanesi ile ilgili olarak hatalı tespitler sonucu çalışmayan kişilerin çalıştığı varsayılarak prim ve gecikme zamımı tahsil edildiğini, bu işlerden Kırklareli projesine 25.11.2004 tarihinde başlandığını süre dolmadan 26.07.2005 tarihinde bitirildiğini, Arkum Mersin projesinin 05.07.2005 tarihinde başladığını 28.07.2005 tarihinde bitirildiğini, ancak müfettişliğin Kırıklareli projesinin 05/09/2006 tarihinde bitirildiği, projede ismi belirtilen kişilerin bu tarihe kadar çalıştığı gerekçesiyle ek prim belgeleri istendiğini, ancak adı geçen kişilerin çoğunun işten ayrıldığını, fiili iş bitim tarihinden sonra çalışmadığını ileri sürerek; davalı Kurumun 22.10.2008 gün 101190 sayılı yazılarına istinaden verilen aylık prim ve hizmet belgelerine bağlı olarak ödenen prim ve gecikme zammından şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faiziyle istirdadını talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili kurum raporu ile tespit edilen geçici ve teknik personelin belirtilen sürelerde davacı nezdinde çalışmadığının tespitine karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili yazılı savunmasında özetle; davanın bir aylık sürede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, yapılan müfettiş inceleme sonucu davacıya resen prim tahakkuk ettirildiğini, müvekkili Kurum işleminin usul ve Kanuna uygun olduğunu, ihaleli işlerde çalıştıkları tespit olunan personelin hizmetlerinin Kuruma tam ve eksiksiz olarak bildirilmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.02.2015 tarihli 2014/748 Esas 2016/1874 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 15.02.2016 tarihli ve 2015/11701 Esas 2016/1874 Karar sayılı ilamında; Çevre ve Orman Bakanlığının, Kırklareli Projesi ile ilgili olarak 15.02.2010 tarihli yazısında, işin 26.07.2005 tarihinde ihale veren makama teslim edildiği, bu tarihten sonra kontrol ve denetim işi yapıldığı belirtilmiş olup, bu iddia ile ilgili ve İller Bankası Projesi ile ilgili 3 işçinin çalıştığına dair Kurum’un dayandığı tüm bilgi ve belgeler getirtilerek irdelenmesi, ihale veren ve davacı şirketteki mevcut tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi, belirtilen dönemler arasında çalıştıkları iddia edilen sigortalıların fiili olarak çalışıp çalışmadıklarının tespiti açısından, sigortalıların beyanlarına başvurulması, belirtilen dönemlerde işyerinde bordrolu olarak çalışan kişilerin hizmet cetvelleri getirtilmek suretiyle beyanlarının alınması, kurum işlemine konu olan sigortalıların işyerindeki dosyalarının getirtilmesi, mevcut yapılan iş ve kuruma bildirimi yapılan sigortalı sayısı karşılaştırmasının yapılması gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, kurum işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık kurum raporuna istinaden tespit edilen geçici ve teknik personelin belirtilen sürelerde davacı nezdinde çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.