10. Hukuk Dairesi 2024/15012 E. , 2025/2535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/131 E., 2024/195 K. İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili, müvekkilinin 28.12.2015 tarihinde doğum borçlanması talebinde bulunduğunu ve hazırlanan tahakkuku süresinde 09.03.2016 tarihinde ödediğini, davalı Kurumun doğumdan önce Türkiye'de sigortalılık süresi bulunmadığı gerekçesi ile bu borçlanma ödemesini iptal ettiğini, yurt dışı ev kadınlığı sürelerini borçlanarak yeniden doğum borçlanması talebinde bulunup ödediğini, iptal edilen borçlanma bedelini iade almadığını, ikinci borçlanma nedeniyle fazladan ödeme yaptığını belirterek iptal edilen ancak tasfiye edilmeyen 28.12.2015 tarihli doğum borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile fazladan ödenen 55.276,64 TL doğum borçlanma bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarih, 2021/116 E., 2021/405 K. sayılı kararı ile davacının yurt dışında geçen ev kadınlığı sürelerinin borçlanmasını talep ettiği, Kurum tarafından buna uygun olarak işlem yapıldığı, bu bağlamda 28.12.2015 tarihli talebe istinaden yapılan doğum borçlanmasının iptal edilmesine dair Kurum işleminin yerinde olduğu, davacının daha sonra usulüne uygun olarak yapılan yurt dışında geçen hizmetlere ilişkin borçlanma talebi ve doğum borçlanması taleplerine ilişkin usulüne uygun olarak tahakkuk işlemi yapıldığı, yapıldığı tarihte usulüne uygun olmayan borçlanma talebinin daha sonraki taleple geçmişe dönük olarak geçerli kabul edilmesinin mümkün olmadığı, Kurum tarafından geçersiz olan işleme dair bedelin iade edileceğinin ifade edildiği, davacıdan hukuka aykırı olarak tahsil edilen bir bedelin olmadığı, sonuç olarak dava konusu Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2023 tarih, 2023/1315 E., 2023/1208 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Somut olayda davacının doğum borçlanma tahakkukları 10.03.1994 - 10.03.1996, 31.05.2004 - 31.05.2006 tarihleri arasında olup Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında Sosyal Güvenlik Hakkında Sözleşmenin 29. maddesinin 4. fıkrasındaki bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir, düzenlemesi gereği, sigortalılık başlangıç tarihi Türkiye için 17.10.1991'dir. Mahkemece; anılan ikili Uluslararası Sözleşme hükmü de gözetilerek, davacının sigortaya ilk giriş tarihinin 17.10.1991 olduğu ve giderek; 28.12.2015 günlü doğum borçlanmasına konu çocukların doğum tarihlerinin (10.03.1994 ve 31.05.2004) sigorta girişi sonrasına ait olduğu dikkate alınmak suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve Kanun'a aykırı olup bozmayı gerektirir. ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 28.12.2015 tarihinde yapmış olduğu doğum borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, iptal edilen Kurum işlemine dayanılarak davacıdan fazla tahsil edilen 55.276,64 TL nin ödeme tarihi olan 26.04.2022'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, doğum borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile fazladan ödenen 55.276,64 TL doğum borçlanma bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b330a67217eff187 ca9f39b053847fbe