Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/14396 E., 2025/3686 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14396 E., 2025/3686 K. (10.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14396
Karar No
2025/3686
Karar Tarihi
10.03.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/14396 E. , 2025/3686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir. Kararın, davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı, davalı ... Ltd. Şti. ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili özetle; davalı işverenler bünyesinde 01.09.1993 ile 31.01.2006 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... .. Şti. vekili, uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının şirket bünyesinde 02.02.2005-31.01.2006 tarihleri arasında çalıştığını, bu döneme ilişkin bildirimlerin yapıldığını, diğer davalı ile hukuki ve fiili irtibat bulunmadığını, haksız ve dayanaksız davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, eylemli ve gerçek çalışmanın ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 02.02.2002 - 20.04.2003 tarihleri ile 02.04.2004-01.02.2005 tarihleri arasında davalı ... Emlak Ltd. Şti.'de hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davalı ... Yapı İnş. ve Tic. A.Ş ye yönelik davanın reddine, davacının SGK'ya ilk bildirimi 20.02.2001 tarihi olduğundan dava tarihi itibari ile bildirim yapılan bu tarihten önceki süreler hak düşürücü süreye uğramış olduğundan 01.09.1993-19.02.2021 dönemine ilişkin davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı, davalı ... Ltd. Şti. ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine, dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın tümden kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, beyan etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belgeler ile ispatlanması gerektiğini, hizmet akdine dayalı fiili ve tam zamanlı çalışmasının varlığının ispat edilemediğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555- 03.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Eldeki davada, davacının talep konusu dönemde hizmetleri irdelendiğinde, 20.02.2001 ile 01.02.2002, 21.04.2003 ile 30.06.2003 tarihleri arasında ... sicil no.lu ... Ltd. Şti.'nde çalıştığı, 01.07.2003 ile 01.04.2004 tarihleri arasında ... sicil no.lu ... A.Ş'ye ait işyerinde çalıştığı, 02.02.2005 ile 31.01.2006 tarihlerinde ise ... sicil no.lu ... İnşaat Ltd.Şti'nde çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu kapsamda, davacının hizmet cetvelinde gözüken öte yandan kendilerine husumet yönlendirilen, ... .. Limited Şirketi, ... ..A.Ş. ve ... .. Ltd. Şirketlerine ve aralarındaki ilişkiye yönelik herhangi bir irdeleme yapılmaksızın karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Mahkemece yapılacak iş, davacının HMK 31 madde davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında hangi dönemlerde hangi işyeri nezdinde çalıştığına yönelik beyanı alınarak, sözü geçen şirketlerin ticari sicil kayıtları, Kurumdaki işyeri sicil dosyaları-dönem bordroları getirtilmeli, öte yandan davalılar arasındaki ilişki tespit edilerek talep konusu dönemler itibari ile her üç işyerinden davacıya ait olan şahsi sicil dosyaları ücret bordroları, puantaj kayıtları, işe giriş ve çıkış belgeleri celp edilerek; bordro tanıkları dinlenilmeli, davacının hizmetleri tereddütsüz ortaya konularak karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 261772470e84ad82 20d4291fb3076578

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı