Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/14149 E., 2025/4117 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14149 E., 2025/4117 K. (13.03.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14149
Karar No
2025/4117
Karar Tarihi
13.03.2025
Konu
Boşanma, Velayet

10. Hukuk Dairesi 2024/14149 E. , 2025/4117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işveren nezdinde 01..09.2011- 06.06.2013 tarihleri arasında çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşi dava dışı ...'in halı sahada iş yerlerinde 07.09.2011 tarihinde temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, bu süreçte maddi imkânın olmadığından bahisle kalacak yer talep eden davacının eski eşine iş yerinde bir yer gösterildiğini ve ailesiyle birlikte işyerinde ikamet ettiğini, davacının eski eşinin işten ayrılmasından sonra, davacının, boşanma davasında çocuklarının velayetini alabilmesi için çalışması gerektiğini ve kalacak bir yere ihtiyacı olduğunu, bu nedenle eski eşinin yaptığı işi kendisinin yapabileceğini söyleyip, davalıdan iş talep ettiğini, davacıyı mağdur etmemek için 06.06.2013 tarihinde bahse konu iş yeri olan halı sahada davacıyı temizlik görevlisi olarak işe başlattığını, ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2.Feri müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; ... numaralı ... unvanlı işyerinin 06.11.2004 tarihinde kanun kapsamına alındığını ve 20.01.2017 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığını, davacının işe giriş bildirgesinin 06.06.2013 tarihinde verildiğini, işten çıkış bildirgesinin ise 07.07.2015 tarihinde verildiğini, iş yeri ile ilgili Kurum denetim elemanlarınca düzenlenen bir tutanak bulunmadığını, davanın kamu düzenini ilgilendirdiğini, davacının iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, dava konusu edilen tarihler arasındaki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı kişiler arasından seçilecek kamu tanıkları tespit edilerek tanıklıklarına başvurulması ve davacının çalışmalarının mahiyeti, davacının çalışmalarının kesintili olup olmadığı, aldığı ücret ve hizmet akdini zorunlu diğer unsurlarının var olup olmadığı resen tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yazılı hiçbir delil olmadığı halde bordro veya komşu iş yeri tanığı olmayan tanıkların beyanları esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek verilmiş bir karar olduğunu, dinlenen tanıkların davacıyı orada gördüklerini belirtmiş olmalarına rağmen davacının tam olarak ne zaman işe başladığı ve hangi tarihler arasında çalıştığı hakkında net bir tarih söylemediklerini, Mahkeme tarafından verilen kararın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış olduğunu, Mahkemece objektiflikten uzak tanık anlatımlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verildiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 3.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 4.İnceleme konusu eldeki davada, davacı adına davalıya ait iş yerinden 06.06.2013 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden 07.07.2015 tarihine kadar sigortalı bildirimlerinin yapıldığı, davalıya ait iş yerinin 06.11.2004-20.01.2017 tarihleri arasında spor tesislerinin işletilmesi faaliyetinden dolayı kanun kapsamında olduğu, davalıya ait iş yerinden davacı dışında, sadece eski eşi ... adına 07.09.2011-01.06.2013 tarihleri arasında sigortalı bildirimlerin olduğu, davacı ve boşandığı eşinin davalıya ait halı saha içerisinde bulunan yerde ikamet ettikleri, dava konusu dönemde davacının eski eşinin halı sahanın kullanım işini yürüttüğü, bu hizmetlerinden dolayı bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmakta olup Mahkemece dinlenen bir kısım davacı tanıkları ile tespit edilen kamu tanıklarının beyanlarına itibarla davacı yanın çalışma süresinin kabul edilmişse de, davacının da aynı dönemde eşiyle birlikte halı sahada çalıştığı konusunda Mahkemece yapılan araştırma yeterli değildir. Davalıya ait iş yerinin kapasitesi belirlenmek suretiyle, davacı ile eski eşinin birlikte çalışmasının gerekip gerekmediği, davacının eşe yardım niteliğinde faaliyette bulunup bulunmadığı araştırılmalı, komşu iş yerleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye ve muhtarlık marifetiyle ayrıntılı araştırılıp tespit edilerek, uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri sahip ve çalışanları dinlenmeli, davacının çalışması, süresi ve yapılan işin niteliği yönünden ayrıntılı beyanları alınmalı, böylelikle toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Kabule göre davacı yanın talebine göre davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen hükümde davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3cc0bc541886babb d5a508343509e532

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı