10. Hukuk Dairesi 2024/14087 E. , 2025/3118 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/72 E., 2024/2953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/245 E., 2022/266 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1999 yılı ile 2009 yılı arasında davalı işyerinde kasap sıfatı ile çalıştığını, çalışma süre boyunca işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiği zannettiğini, ancak emeklilik işlemleri ile ilgili olarak Sosyal Sigortalar Kurumuna müracaat edildiğinde müvekkile emeklilik süresinin henüz dolmadığının bildirildiği, bu durumun müvekkilin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğunu, ileri sürülen iddialara tanık beyanları ile de sabit olduğunu müvekkilin davalı işlerinde yukarıda belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 06.03.1999 tarihi olarak tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu tesis işletmeci tarafından 2002 yılının sonunda işletmeci faaliyetini bıraktığını, 2003 yılında yapılan ihaleye girmediğini bu işyeri afyonlu bir işletmeci tarafından alındığı ve halende devam ettiğini, 2003 yılında tekrar bu iş yeri ihaleye çıktığını ihale bedeli pahalı olduğu için ihaleyi alamadıklarını, tüm deliller Afyonkarahisar Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Baş Müdürlüğünden istenilebileceğini, hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 4.Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve Kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur. 5.İnceleme konusu eldeki davada, davacının dava dilekçesinde 06.03.1999-2009 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı sürelerin tespitini talep ettiği, 13.12.2019 tarihli beyan dilekçesinde 1996-2005 arasında kasap olarak çalıştığını, 16.03.2020 tarihli dilekçesinde ise 1996 tarihinden 01.10.2004 tarihine kadar çalıştığını beyanla hizmet tespiti talep etmiş olup Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde davanın reddine karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 6.Dosyadaki kayıtların tetkiki neticesinde, davacının 20.06.2000-31.07.2000 ve 04.07.2001-01.08.2001 tarihleri arasında 51365 sicil numaralı davalı iş yerinden, 04.05.2005-06.05.2005 ve 26.07.2005-07.09.2005 tarihleri arasında 141956 sicil numaralı dava dışı ... iş yerinden sigorta bildirimleri bulunduğu, davalı iş yerinin "Büfe" işletmesi olarak 15.06.1996-01.01.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, davacının 20.06.2000, 04.07.2001, 04.05.2005 ve 26.07.2005 tarihlerinde işe başladığına dair imzalı işe giriş bildirgeleri bulunduğu, yapılan ihaleler neticesinde davalı ile Kütahya Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Başmühendisliği arasında düzenlenen 24.06.1999-24.07.1999, 27.07.1999-27.08.1999, 27.08.1999-27.11.1999, 23.03.2000-31.12.2000, 26.03.2001-31.12.2001, 02.04.2002-31.12.2002 dönemlerine ait sözleşmelerle tüm saha temizliği, büfe ve tuvalet işletmeciliği gibi işlere ilişkin hizmet temini sağlandığı, davalı iş yerinden bildirilen sigortalıların genellikle davalının çocukları olduğu ve davacının çalıştığı sürelerin bildirildiği, sürekli çalışmadığı yönünde tanıklık yaptıkları ve iş yerini 2002 yılında kapattıklarını beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Mahkemece, davanın somutlaştırılması yükümlülüğü kapsamında davacının beyanı alınarak hangi tarihte davalının hangi iş yerinde işe başladığı sorulmalı, işe başladığı yer dışında davalının başka iş yerlerinde çalışıp çalışmadığı, bu iş yerlerindeki giriş ve ayrılış tarihleri ve kimlerle birlikte çalıştığı, dava konusu dönemde ... iş yerinden bildirilen çalışmalarının gerçek olup olmadığı, bu çalışmaların iptalini isteyip istemediği sorulmalı, iptalini istiyorsa bu işverenin de hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle işveren davaya dahil edilip delilleri sorulmalı, davacının beyanlarında birlikte çalıştığını belirttiği ve çalışması hakkında bilgi sahibi olanlar tespit edilip tanık olarak dinlenilmeli, davacının kasaplık yaptığı iddiası karşısında bu iş yerindeki sağlık ve iş yeri denetimi ile ilgili denetim tutanakları Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nden, İl/İlçe Tarım Müdürlükleri'nden sorularak varsa ilgili belgeler celbedilmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1860034d50e0a80a 6fad407e9a7756b3