10. Hukuk Dairesi 2024/13787 E. , 2025/2271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1096 E., 2024/1675 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/99 E., 2019/350 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamındaki hizmetleri dikkate alınmadan sadece 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri ve 1992-1993 tarihleri arasında 338 gün Emekli Sandığına tabi olarak geçen yedek subaylık günleri ile emekliliğe hak kazandığını, Kuruma yaptıkları başvurunun 2829 sayılı Kanun gerekçe gösterilerek reddedildiğini beyan ederek, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında emekliliğe hak kazandığının ve talep tarihi olan 12.01.2018'den itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, mahrum kalınan aylıkların ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının Bağ-Kur hizmetlerinin birleştirilmesine gerek olmaksızın, 4/a hizmetleri ile askerlik hizmeti dikkate alınarak, aylık tahsis talep tarihini takip eden 01.02.2018 tarihinden itibaren SSK (4/a) statüsünden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelere göre 05.04.1965 doğum tarihli davacının 12.01.2018 tarihinde 4/1-a kapsamında aylık bağlanmak üzere Kuruma başvuruda bulunduğu, Kurumun 19.01.2018 tarih, 966215 sayılı yazısı ile 54 yaş şartının yerine gelmediği, 2 aylık askerlik borçlanması yapması halinde 53 yaşında emekli olabileceği belirtilerek davacının talebinin reddedildiği, davacının aylığa hak kazanıp kazanmadığının 2829 sayılı Kanun kapsamında 1479 sayılı Kanun'da öngörülen koşullar doğrultusunda değerlendirildiği, Davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde; 10.04.1989 tarihinde başlayan toplam 5266 gün 4/1-a hizmeti, 28.07.2007 tarihinde başlayan 10 yıl, 6 ay ve 3 gün 4/1-b hizmeti bulunduğu, Meram Askerlik Şubesi Başkanlığının 12.09.2019 tarihli yazı cevabına göre davacının 31.07.1992-31.07.1993 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında yedek subay olarak askerlik hizmetini yaptığı görülmüştür. Somut olayda; sigorta başlangıç tarihi 10.04.1989 olan davacının yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için tahsis talep tarihi itibariyle 25 yıl hizmet süresi, 5450 gün prim ödeme gün sayısı ve 51 yaşını doldurmuş olması gerekmekte olup, 12.01.2018 başvuru tarihi itibariyle bu koşulları taşıdığı ve 4/1-a kapsamında geçen hizmet sürelerine, 338 gün yedek subay olarak geçirdiği ve Emekli Sandığına tabi sürelerin eklenmesi ile yaşlılık aylığına hak kazandığı, Yargıtay HGK'nın 10.03.2010 gün ve 2010/10-126 E. 2010/133 K. sayılı kararında belirtildiği üzere 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazanan davacıyı 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetini birleştirmeye zorlamanın Kanun'un amacına ve sosyal güvenlik sistemine uygun olmadığının açık olması karşısında, yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, istinaf yoluna başvuran taraf ve HMK.'nın 355. maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 42. madde hükmünün, hükmün infazı sırasında gözetilmesinin olanaklı olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili Kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğunu, davacının yasalara aykırı taleplerinin ve davasının reddedilmesi gerekirken kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmeti yaşlılık aylığına hak kazanmak için yeterli olan davacının, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetinin dikkate alınmaksızın ve hizmetleri birleştirilmeksizin yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d193f94034cbb524 b2c9ee863a26d816