10. Hukuk Dairesi 2024/13631 E. , 2025/1349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1356 E., 2024/1096 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/348 E., 2022/195 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 22.08.1975 tarihinde evlendiği eşi ...'ten Silifke Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2004 tarihli kararı ile boşandığını, o tarihten itibaren boşandığı eşi ... ile fiilen bir arada yaşamamış olduğu halde davalı Kurum tarafından boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesi ile 1994 yılında vefat eden babası üzerinden bağlanan yetim aylığının kesildiğini ve yersiz ödendiği belirlenen 51.788,97 TL'nin iadesinin istendiğini, davacı ile boşandığı eşi ...'in 18.10.2008-15.05.2018 tarihleri arasında fiilen birlikte yaşamadıklarını belirterek aylığın kesilmesine ilişkin 24.04.2018 tarihli Kurum işleminin iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili aşamalarda özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulüne; Kurumun 24.04.2018 tarih, E.3240871 ve 26.06.2018 tarih ve E.6511963 sayılı işlemlerinin iptali ile 26.06.2018 tarih ve E.6511963 sayılı yazı ile yersiz ödendiği ileri sürülen ana para ve faiz toplamı olan 51.766,07 TL yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "Somut uyuşmazlıkta, davacı ve eski eşinin adres hareketleri, MEDULA sistemindeki adresleri, bankalardan bildirilen adresleri, 30.03.2014 ve 01.11.2015 tarihli seçimlerde aynı sandıkta devam eden sıralarda oy kullanmış olmaları, eski eş Mustafa'nın son iki seçimde bildirdiği adreste oy kullanmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde adres değişikliklerinin mahkemeyi ve Kurumu yanıltmaya yönelik olduğu kanaatine varılmakla davacı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında davanın reddine karar vermek gerekirken kabulünün hatalı olduğu" belirtilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, -Davacı ile doğrudan görüşmesi olmayan, aynı apartmanda oturup tahmini olarak bir tarih veren tanıkların beyanlarına itibar edildiğini buna karşılık davacının evine sürekli gelip giden, gece gündüz görüştüğü yakın komşularının beyanlarının hiç dikkate alınmadığını, -Davacının boşandığı eşinin 2011 yılında yurt dışında olduğunu ve 2011-2015 yıllarına ilişkin tek yanlı olarak yaptığı adres bildiriminden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, -Ayrıca araştırma-inceleme raporunda” davacının kardeşi, ... ile yapılan görüşmeye ilişkin olarak; “ ...’a sorulduğunda; “Hatice Tek ile ...’in aynı adreste ve bir aile bütünlüğü içinde yaşadığını ve hiç ayrılmadığını bildiğini “söylediği yazılı ise de ... duruşmadaki beyanında “ben birlikte yaşadığını gözümle görmedim. Bizatihi bilmiyorum. O söylediği sözlerden ve cenazedeki yaptığı hareketlerden dolayı şikayette bulundum” dediğini, davaya dayanak olan inceleme tutanağında ...’ın beyanı olarak yazılı olan hususlar ile ...’ın duruşmada hakim huzurunda verdiği ifadenin tamamen birbirinden farklı olduğunu, ancak Mahkemede alınan beyanının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eş ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle babası üzerinden aldığı aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 60dbb59dd6a5e546 e829f7d6f7bc3690