Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/12604 E., 2025/1342 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12604 E., 2025/1342 K. (03.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12604
Karar No
2025/1342
Karar Tarihi
03.02.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/12604 E. , 2025/1342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2026 E., 2023/2098 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/277 E., 2022/181 K. Taraflar arasındaki meslekte kazanma güç kayıp oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette çalıştığını, 05.08.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, Kurum ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından anılan iş kazası nedeniyle %8,1 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığına karar verildiğini ancak davacının iş kazasından ötürü Karacabey Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2017/234 E. sayılı dosyası ile açtığı manevi tazminat davasında ATK Üçüncü İhtisas Kurulu ve ATK İkinci Üst Kurulu tarafından sürekli iş göremezlik derecesinin %16 olduğunun belirlendiğini, bu orana göre işlem yapılmasına ve gelir bağlanmasına yönelik taleplerinin Kurum tarafından reddedildiğini belirtmek sureti ile davacının 05.08.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik derecesinin %16 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile Ekrem kızı 1964 doğumlu ...’nun 05.08.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı ayak bileği hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası 1 kabul olunarak: Gr 1 XII(28A…10)A %14, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 10.11.2016 tarih ve 3275 sayılı kararında çalışır tarihi (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) olarak bildirilen 07.06.2014’ten itibaren E cetveline göre %16.0 (yüzdeonaltınoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazalı davacı ile işveren arasındaki tazminat davasında Kurumun taraf olmadığını, bu nedenle tazminat davasında alınan raporların Kurum için bağlayıcılığı bulunmadığını, hükme esas alınan 24.05.2022 tarihli Adli Tıp İkinci Üst Kurulu Raporu kendilerine tebliğ edilmediğinden hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davanın reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı sigortalı tarafından, dava konusu iş kazasından dolayı manevi tazminat istemiyle davalı şirket aleyhine açılan dava nedeniyle Karacabey 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2017/234 E. sayılı dava dosyasında yukarıda anılan yasal prosedüre uygun olarak inceleme yapılması, ATK İkinci Üst Kurulunun bu konuda son merci olması, gerek anılan dosyada gerekse eldeki dosyada alınan raporlarının bağlayıcı nitelikte bulunması, davalı işverenin taraf olarak yer aldığı anılan dosyada düzenlenen raporlara itibar edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gibi bu durumun; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ve usul ekonomisi ilkelerine de uygun düşmesi, davacının uyuşmazlıkla ilgili olarak Kuruma yaptığı başvuruya olumsuz cevap verilmesi, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı Kurumun yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil Kurumca söz konusu iş kazası çerçevesinde gerekli tetkikatların yapıldığını, maluliyet oranının %8,10 olarak belirlenmiş olduğunu ve müvekkil Kurumca gerekli işlemlerin yasa ve usule uygun olarak yapıldığını, kazazede işçi ve işveren arasında Karacabey Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 2017/234 E sayılı dosyası ile görülen maddi manevi tazminat davasında Kurumun taraf olmadığını, bu sebeple de işbu dosyadan alınan ATK raporlarının hiç birisini inceleme yada itiraz etme imkanı bulunmaması ve 24.05.2022 tarihli Adli Tıp İkinci Üst Kurulu Raporunun kendilerine tebliğ edilmeksizin hükme esas alınması nedeniyle müvekkil Kurumun hukuki dinlenilme hakkı ihlal edildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı şirkete ait iş yerinde çalışan davacının 05.08.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklanan meslekte kazanma güç kayıp oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 25 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı