Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/12260 E., 2025/1715 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12260 E., 2025/1715 K. (11.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12260
Karar No
2025/1715
Karar Tarihi
11.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12260 E. , 2025/1715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2202 E., 2024/2443 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/316 E., 2020/302 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraflar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı yanında 2008 - 21.01.2018 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının ihtiyaç olduğunda çağrıldığı günlerde yevmiye ile çalıştığını, bu çalışmalarının günlük 3-5 saati geçmediğini, davacının sürekli çağrılmadığını, davalının işlerinin okul açılış dönemlerinde yoğun olduğu için en fazla 2-3 gün yoğun dönemde çalıştığını, davalının iyi niyeti ve davacının bilgisi dahilinde, davacının isteği üzerine tarım sigortalısı yapıldığını ve 2017 yılı Ekim ayına kadar kendi isteği ve talebi üzerine sigorta primlerinin ödendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2022 tarih ve 2021/78 - 2022/2449 E.K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Daire kararı ile ...kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, bir kısım tanık beyanlarında davacının aralıklı ve kısmi zamanlı olarak çalıştığının ifade edilmesi, davacının 02.04.2015 - 09.06.2015 ve 06.10.2015 - 22.10.2017 tarihleri arasında Ek-5 Tarım Sigortalılığının bulunması karşısında, çalışmanın kısmi olup olmadığı araştırılmalı, çakışan tarım sigortalılıklarının gerçek olup olmadığı araştırılmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2024 tarih ve 2023/2202 - 2024/2443 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile a) Davacının davalıya ait iş yerinde 2008 - 18.06.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ilişkin talebin reddine, b) Davacının 19.06.2014 - 22.10.2017 tarihleri arasında davalıya ait .... sicil numaralı iş yerinde, asgari ücret ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, C) Davacının 23.10.2017 - 22.01.2018 tarihleri arasına ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, dosyaya sunulu fotoğraflar ve whatsapp çıktılarının davacının çalışma süresini belirlediğini, ilaveten tanık beyanları ile de davacının 2009-2010 yılından itibaren davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının sabit olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 2009 yılından itibaren arada bir ihtiyaç duyulduğunda ve özellikle okulların açıldığı dönemde yevmiyeli olarak çalıştığını, davacının günlük çalışmasının da 3-5 saati geçmediğini, davacının yardım ettiği sürelerde davalının davacı adına tarım sigortasını ödediğini, davacının tarım sigortasının daha önceden var olduğunu, davalının iş yerinin kapasitesinin sürekli olarak birini çalıştırmaya elverişli olmadığını, tanık ... ile davalı arasında husumet olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının yaklaşık 10 yıllık bir süreyi talep ettiğini, bu süre içerisinde hiç sağlık kurumuna gitmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin nazara alınmadığını, dava konusu dönemde, davacının, davalıya ait işyerinde, iddia edildiği gibi SGK kapsamında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığına dair kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğini, kamu tanıklarının davacının iddialarını doğrular nitelikte ifade vermediklerini, zaman zaman davacının işyerinde bulunduğunu, zaman zaman gelip gittiğini, ancak bu çalışma şeklinin sürekli olup olmadığını bilmediklerini beyan ettiklerini, davacının davalıya ait kırtasiye dükkanındaki çalışma şeklinin sadece yılın Eylül ayında, okulların başlama dönemindeki yoğunluk sırasında yardım amaçlı veya gündelik ücret niteliğinde gerçekleştiğini, bunun dışındaki dönemlerde, kırtasiye dükkanında sürekli çalışmayı gerektirecek veya işçi istihdamı yapılacak bir durumun söz konusu olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5990c76a8f4f9fd9 5e0bea5e3ccd2cb4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı