10. Hukuk Dairesi 2024/12074 E. , 2025/747 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1253 E., 2024/1257 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/120 E., 2023/209 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.03.1969 doğumlu olduğunu, askerlik hizmetini 1990 yılının Ağustos ayı sonunda tamamladığını, askerden geldikten sonra 15.09.1990 tarihinde ... sicil numaralı ... unvanlı işyerine girerek mecburi sigortalı olarak çalışmaya başladığını, davacının bu tarihten itibaren başlayan çalışmalarından dolayı SSK tarafından kendisine ... sigorta sicil numarası verildiğini, davacının 12.09.2019 tarihinde Çukurova Sosyal Güvenlik Merkezine müracaat ederek sigortalı hizmetlerinin dökümünü talep ettiğini, Kurumun yazı cevabında davacının her ne kadar işyeri bordro suretini eklemiş ise de işe başlama tarihinde kendisinin asker olduğunu, aynı bordroda 15400395 sicil numaralı bir tane daha ... isimli sigortalının da isminin bulunduğunu bildirdiğini, bu kişinin davacının amcası olduğunu, davacının da askerliğini 1990 Ağustos ayı sonunda tamamladığını, davacının bu karışıklığın düzeltilmesi hemde emekli maaşı bağlanması için yeniden Kuruma başvuru yaptığını, davacının bu başvurusunun da Kurum tarafından kabul edilmediğini ve emekli maaşının bağlanmadığını belirterek, müvekkilinin ...'a ait ... sicil numaralı işyerinde 15.09.1990 tarihinde bir gün asgari ücret ile çalışmış olduğunun tespiti ile davacıya 03.03.2020 tarihli emekli dilekçesine istinaden 01.04.2020 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlanması gerektiğinin tespitine ve birikmiş emekli aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile birlikte kendisine ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yasalara uygun olduğunu, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının, davalı işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal ettirilmesi, ayrıca dinlenen tanıkların davacının çalışmasının fiili olduğu yönünde beyanda bulunması, tanıkların tamamının çalışma olgusunu doğrular beyanları, davacının çalışmalarının bu işe giriş sırasında verilen sigorta sicil numarası ile devam etmesi ve yine sigorta sicil numarasının verildiği yılın serilerinden olduğunun anlaşılması, işe giriş bildirgesinde bulunan davacının imzasının kendi el ürünü olması karşısında davanın kabulüne, davacı ...'in ... iş yeri sicil numaralı ... unvanlı iş yerinde asgari ücretle 1 gün süre ile 15.09.1990 tarihinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar, Mahkemece davacının 1 günlük sigortalılık tespiti talebi ile ilgili olarak toplanan delil durumuna göre verilen kabul kararı yerinde görülmüşse de davacının dava dilekçesi içeriğinde yaşlılık aylığı talebi olmasına rağmen, Mahkemece yaşlılık aylığı talebi ile ilgili olumlu olumsuz hüküm kurulmadığı, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmış, davacı vekilinin bu hususta, 3. celse verdiği beyanın, vazgeçme beyanı olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, eldeki dosyada, 01.03.1969 doğumlu davacının yaşlılık aylığı talebinin 506 sayılı Yasa Geçici 81. madde B/ k bendi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.09.1990 tarihinin kabulü halinde, yaşlılık aylığı tahsis tarihi olan 03.03.2020 tarihi itibariyle, sigortalılık süresinin 25 yıl şartını doldursa da; 5675 gün prim gün ve 54 yaş şartının yerine getirmediği anlaşılmakla, davacının yaşlılık aylığı talebinin reddine; böylece açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar karar verilmesi gerektiği, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b2. maddesi gereğince Mahkeme hükmünün kaldırılarak anılan gerekçelerle; HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yukarıda Esas ve Karar sayılı Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ...'in ... iş yeri sicil numaralı ... unvanlı iş yerinde asgari ücretle 1 gün süre ile 15.09.1990 tarihinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının yaşlılık aylığı talebinin, yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kısmen redde ilişkin Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. 2-Davalı Kurum vekili; davacının tespitini istediği dönemin sonundan başlayarak 5 senelik hak düşürücü süre fazlasıyla geçtiğini, davacının dosyasının tetkikinde Kurumda 21.06.2019 tarihinde gün tespit dilekçesi ve 03.03.2020 tarihinde ise tahsis talebinde bulunduğunu, iş yerinin 1990/3. dönem, kurumda bordro verilmediğinden sigortalı adına bu dönemde hizmet tespit edilemediğini, aynı iş yerinin 1990/2 dönem bordrosunda sigortalı adına 15 gün prim bildirimi yapıldığını, davacının bu dönemde askerde olduğundan çalışmasının emeklilik hesabında dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava dışı Mahmut Naci Uğurlu'ya ait 74830.52 iş yeri sicil nolu iş yerinde 15.09.1990 tarihinde 1 gün asgari ücretle çalıştığının tespiti ile davacıya 03.03.2020 tarihli dilekçesine istinaden 01.04.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir. Eldeki davada; 01.03.1969 doğumlu davacının sigortalılık başlangıcının 15.09.1990 olduğu, yargılama devam ederken 7438 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 95. maddesinin yürürlüğe girdiği, Mahkemece davacı talebinin bu yasal düzenleme kapsamına girip girmediği hususunun incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki nedenler gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.