Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/11371 E., 2025/3168 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11371 E., 2025/3168 K. (27.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11371
Karar No
2025/3168
Karar Tarihi
27.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11371 E. , 2025/3168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/502 E., 2024/992 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/131 E., 2022/330 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin Bulgaristan'da geçen çalışma sürelerini borçlanarak ödemesi üzerine 01.06.2012 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı-birleşen davada davacı Kurumun sahte hizmet belgesi sunulduğu gerekçesi ile borçlanmayı iptal ederek yaşlılık aylığını bağlandığı tarihten itibaren keserek yersiz aylık borcu çıkardığını, işlemlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının borçlandığı sürelerde çalışmalarının bulunduğunu belirterek yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle bağlanmasını, yersiz aylık borcu olmadığının tespitini, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada Sosyal Güvenlik Kurumu vekili, davacının dosyasının tetkikinde 28.05.2008 tarihli belgenin sahte olduğunun tespiti üzerine 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanmanın iptal edildiğini, bu borçlanmayla kazanılan hizmetlerin iptali sonucu yaşlılık aylığı koşulları ortadan kalktığından aylığın bağlandığı tarih itibariyle kesildiğini, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıya 22.08.2012-22.12.2015 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen 29.208,70 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizleriyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen dava davalısı ... vekili, işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının yurtdışında geçen ve çalışmalarını gösterir belgelerin Kuruma sunulmasına rağmen itirazlarının haksız yere kabul edilmediğini, belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, davalı-birleşen davada davacı Kurumun aylıkların kesilmesine ilişkin işleminin iptaline, aylıkların kesilme tarihinden itibaren ödenmeyen her bir aylığın ödenme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, birleşen İskenderun 1. İş Mahkemesinin 2016/869 Esas sayılı dava yönünden; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili, birleşen dava ise yersiz aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle tahsili stemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleşen davada davacı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 89b8617a377dbb82 81f9665985004547

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı