10. Hukuk Dairesi 2024/10643 E. , 2025/1088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/35 E., 2024/135 K. İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, dilekçesinde özetle; 08.09.2015 tarihli tahsis talebine göre sigortalık başlangıcının Almanya'da işe giriş tarihi olan 04.03.1969 tarihli olarak tespitinin istenildiğini, ancak Kurum tarafından yanlışlık yapılarak 01.12.1971 olarak sigortalılık başlangıcı kabul edildiğini, 3600 günlük borçlanmasında bulunan davacıya 16.08.2013 tarihinden geriye dönük olarak 16.08.2003 tarihine göre maaş hesaplaması yapıldığını, davacının hak etmiş olduğu emeklilik maaşının hesaplanmasında hata yapıldığını, emsallere yönelik yapılan ödemelerin altında bir ödeme olduğunun aşikar olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının yurt dışı borçlanması sonucu Kurumca belirlenen ilk işe giriş başlangıç tarihinin 04.03.1969 olarak düzeltilmesini, bu başlangıç tarihi dikkate alınarak hesaplanacak yeni maaşının davacıya bağlanmasını ve tahsis talep tarihinden itibaren bugüne kadar eksik hesaplanarak ödenen maaş farklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığını belirtmiş, davacı hakkında Kurumca borçlanılan sürelerin zaten davacı lehine mal edilmiş olduğunu buna göre bağlanan aylığında da herhangi bir hatanın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2022 tarih, 2020/126 E., 2022/229 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 04.03.1969 olduğunun tespitine, davacı tarafın yaşlılık aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen maaşların faiziyle ödenmesine dair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2022 tarih, 2022/2214 E., 2022/2772 K. sayılı kararı ile davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece "... Eldeki davada ise yukarıda belirtilen yasal düzenlemenin dikkate alınmadığı gibi, öncelikle, davacı bakımından aylık bağlama koşullarının devam edip etmediği, davalı Kurumca davacı hakkında tahsis dosyası içeriğinden anlaşıldığı kadarı ile davacının kesin dönüş şartını yerine getirmediğinin tespit edilmesi nedeniyle aylığının başlangıç tarihinden itibaren iptal edildiğinin ve hatta borçlanmaya konu edilen prim tutarlarını dahi iade almış olduğunun belirtilmesi karşısında, Mahkemece davalı Kurumca baştan itibaren iptal edildiği anlaşılan aylık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gibi davacı bakımından öncelikle aylık bağlama koşullarının mevcut olup olmadığı ile uyuşmazlığın bu kapsamda yeniden irdelenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması da isabetsizdir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyulan bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, davacıya 01.10.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini ve ödenen 3600 günlük yurt dışı borçlanma süresinin 04.03.1969 tarihten ileriye doğru maledilmesi gerektiğine karar verilmesi gerektiğini, dosyada yanılgılı değerlendirme sonucu eksik araştırma ve inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yurt içinde çalışması bulunmayan davacı hakkında yurt dışı borçlanması ile elde edilen hizmetlerin aylık bağlama ve tahsis işlemleri sırasında hangi esaslara göre mal edilerek yaşlılık aylığının hesaplanacağına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2b1f57ca5048c322 66672b39aa15f5da This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/10643 E. , 2025/1088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/35 E., 2024/135 K. İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, dilekçesinde özetle; 08.09.2015 tarihli tahsis talebine göre sigortalık başlangıcının Almanya'da işe giriş tarihi olan 04.03.1969 tarihli olarak tespitinin istenildiğini, ancak Kurum tarafından yanlışlık yapılarak 01.12.1971 olarak sigortalılık başlangıcı kabul edildiğini, 3600 günlük borçlanmasında bulunan davacıya 16.08.2013 tarihinden geriye dönük olarak 16.08.2003 tarihine göre maaş hesaplaması yapıldığını, davacının hak etmiş olduğu emeklilik maaşının hesaplanmasında hata yapıldığını, emsallere yönelik yapılan ödemelerin altında bir ödeme olduğunun aşikar olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının yurt dışı borçlanması sonucu Kurumca belirlenen ilk işe giriş başlangıç tarihinin 04.03.1969 olarak düzeltilmesini, bu başlangıç tarihi dikkate alınarak hesaplanacak yeni maaşının davacıya bağlanmasını ve tahsis talep tarihinden itibaren bugüne kadar eksik hesaplanarak ödenen maaş farklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığını belirtmiş, davacı hakkında Kurumca borçlanılan sürelerin zaten davacı lehine mal edilmiş olduğunu buna göre bağlanan aylığında da herhangi bir hatanın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2022 tarih, 2020/126 E., 2022/229 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 04.03.1969 olduğunun tespitine, davacı tarafın yaşlılık aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen maaşların faiziyle ödenmesine dair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2022 tarih, 2022/2214 E., 2022/2772 K. sayılı kararı ile davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece "... Eldeki davada ise yukarıda belirtilen yasal düzenlemenin dikkate alınmadığı gibi, öncelikle, davacı bakımından aylık bağlama koşullarının devam edip etmediği, davalı Kurumca davacı hakkında tahsis dosyası içeriğinden anlaşıldığı kadarı ile davacının kesin dönüş şartını yerine getirmediğinin tespit edilmesi nedeniyle aylığının başlangıç tarihinden itibaren iptal edildiğinin ve hatta borçlanmaya konu edilen prim tutarlarını dahi iade almış olduğunun belirtilmesi karşısında, Mahkemece davalı Kurumca baştan itibaren iptal edildiği anlaşılan aylık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gibi davacı bakımından öncelikle aylık bağlama koşullarının mevcut olup olmadığı ile uyuşmazlığın bu kapsamda yeniden irdelenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması da isabetsizdir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyulan bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, davacıya 01.10.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini ve ödenen 3600 günlük yurt dışı borçlanma süresinin 04.03.1969 tarihten ileriye doğru maledilmesi gerektiğine karar verilmesi gerektiğini, dosyada yanılgılı değerlendirme sonucu eksik araştırma ve inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yurt içinde çalışması bulunmayan davacı hakkında yurt dışı borçlanması ile elde edilen hizmetlerin aylık bağlama ve tahsis işlemleri sırasında hangi esaslara göre mal edilerek yaşlılık aylığının hesaplanacağına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2b1f57ca5048c322 66672b39aa15f5da ... ...