Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/12336 E., 2025/617 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12336 E., 2025/617 K. (14.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12336
Karar No
2025/617
Karar Tarihi
14.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2023/12336 E. , 2025/617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2007 E., 2023/860 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli İş Mahkemesi SAYISI : 2018/305 E., 2022/138 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... Ltd. Şti. bünyesinde çalışırken 07.05.2016 günü şirket yetkilisi diğer davalı ...'ın emri ile iş makinesinin kepçesine çıktığını, müvekkilinin davalı ...'ın sevk ve idaresindeki makine kovasının açılması ile yere düşerek ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin halen ayaklarında 12 tane platinle hayatını sürdürmeye çalıştığını, davaya konu olay nedeniyle müvekkilinin yaşam sevincinde çok büyük bir azalma olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın kabulünü, kaza tarihi olan 07.05.2016 gününden itibaren işleyecek faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla şimdilik 100,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri adına açılan davayı kabul etmediklerini, meydana gelen olay sebebiyle müvekkillerine atfı kabil hiçbir kusur bulunmadığını, davacının kendi ihmali davranışları neticesinde kazanın meydana geldiğini, davacının raporlu olduğu dönem içerisinde kendisine SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini, SGK tarafından rücuya tabi olarak yapılan ödemelerin hesaplanacak olan tutardan düşülmesi gerektiğini, bu döneme ilişkin davacının zararının karşılandığından davanın reddi gerektiğini, kaza neticesinde davacının çalışma koşullarında herhangi bir değişiklik olmadığını, aynı iş kolunda aynı görev ile çalışmaya devam ettiğini, bu nedenle sırf ameliyat olması yahut vücudunda platin bulunması manevi tazminat talep edebilmesi için yeterli olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Davanın kabulü ile 1-Sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 247.622,98 TL maddi tazminatın ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan 2.277,34 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,.." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "....Dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre ve özellikle, işçilerin dinlenmesi amacıyla yapılan gölgeliğin ekskavatörle olduğu yerden kaldırılması için davacının ekskavatörün kovasına bindirildiği, gölgeliğe halatı bağladıktan sonra kova yerden yüksekteyken kovanın kapağının açılması sonucunda davacının zemine düşerek yaralandığı, kaza nedeniyle davacının maluliyet oranının %38,2 olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %90, davacı işçinin %10 kusurlu olduğuna ilişkin kusur raporunun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olduğu, hesap raporunda hatalı bir yönün bulunmadığı, davacının ıslah yapmak için süre istediği, henüz ıslah yapmadığından kesin süre verilemeyeceği, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği, ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verilmesinin ve faizin kaza tarihinden başlatılmasının yerinde olduğu, davacı için takdir edilen 50.000 TL manevi tazminatın adalete ve hakkaniyete uygun bir miktar olduğu, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine..." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslahın süresinden sonra yapıldığını, yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden rapor tarihine uyarlama mahsubunun gerektiğini, olayda hiçbir kusurlarının olmadığını, takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1-Davalılar vekilinin manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, davalılar vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyizleri kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar vekilinin maddi tazminat miktarlarına yönelik tüm temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davalılar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Davalılar vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2.Davalılar vekilinin maddi tazminat miktarına yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı